Tatil Yerleri Seyir Rehberi
   
  ANA SAYFA  |  ROTA  |  TARZ  
Tatil Seyir Rehberi Sosyal Medya

DİDİM

Pırıl pırıl bir deniz ve adeta '' yıkılmadım , ayaktayım ve buradayım '' dercesine topraktan  fışkıran tarih...Bu Aydın Efe'sinin adı DİDİM..! Kuşadasının güneyinde alımıyla,çalımıyla efelenen, bütün dünyaya kucak açmış bir Turizm Volkanı...! Hiç gelmeyin buraya...veya dikkat  / bağımlılık yapıyor

didim resimleri
  Didim Tanıtımı
  Didim Fotoğrafları
  Gezilecek Yerler
  Alışveriş
  Eğlence
  Lezzetler
  Konaklama
  Ulaşım
  Faydalı Bilgiler
  Didim Rehberi
  Sizden Gelenler
 

GEZİLECEK YERLER - DİDİM

                                              PLAJLAR

Kuşadası'ndan 70 km. Bodrum'dan 110 km. uzaklıkta olan Didim; mavi bayraklı plajları ile gözde bir turizm merkezi. 53 kilometrelik sahil şeridinin üzerinde hemen hepsi kumsal olan onlarca koya sahip. Bu koylar içinde kuşkusuz en önemlisi, oteller bölgesinin hemen önünde uzanan, Ege'nin dünyaca ünlü plajlarından birisi ALTINKUM ANA PLAJI bulunuyor.

Ana plajın devamındaki küçük koylarda da sırasıyla , 1.2.3. PLAJ  olarak anılan plajlar var. 3.Plajın bulunduğu koyda da Türkiye'nin en büyük yat limanlarından biri olan Didim Marinası tüm aktiviteleriyle birlikte yerini almış.. 

Altınkum'da küçük küçük dalgalar sahilden denize doğru oluştuğu için deniz kendi kendini sürekli temizliyor.Bu nedenle pırıl pırıl bir denizi var. Temiz koylarıyla Didim'in bu en gözde bölgesi rüzgar sörfü ve diğer su sporları için de ideal. Kano sevenler için deniz oldukça uygun.

Altınkum Plajı (Ana Plaj)

Altınkum, Didim'in en önemli turistik plajı. Ege'nin en güzel deniz ve kumsalları arasında yer alan Altınkum, altın sarısı kumsalları ve türkuaz mavisi deniziyle göz kamaştırıcı.

Tatil sezonunda plajında boş yer kalmayan Altınkum, gece hayatı ve alışveriş imkânları ile de Didim'in merkezi.

Plaj; oteller bölgesinin hemen önündeki sahil kesiminde, sahil boyunca uzanıyor. 

Mayıs - ekim ayları arasında güneşlenip denize girebilir, dalış, yelken, sörf, su paraşütü ve su kayağı gibi deniz sporları yapabilirsiniz. Özellikle yakın çevreden günübirlik veya hafta sonu kaçamakları için, ulaşım rahatlığı, turistlerin halka açık Altınkum plajından yararlanmasına olanak sağlıyor.

Didim'de yer alan otellerin büyük çoğunluğu Altınkum Plajı'nda. Altınkum'un yat limanından kalkan gezi tekneleri, bütün gün çevre koyları ve adaları dolaşırlar. Eğer günübirlik Bodrum'a gitmek isterseniz Altınkum'dan sefer yapan feribotları da kullanabilirsiniz.

Altınkum plajı Sahil boyunca denize paralel uzanan Yalı caddesinin denize bakan cehesinde. Caddenin kara cephesinde  çok sayıda ve yoğun biçimde konaklama tesisleri ve restoran,cafe,barlar var. Yediden yetmişe herkese hitap eden Altınkum denizle ve güneşle iç içe olmak isteyen tatilciler için vazgeçilmez plajlardan.

Eğer tatilinizi Altınkum'da geçirmeyi planlıyorsanız, denize yakın bir tesiste rezervasyon yaptırıp gitmenizde fayda var. Çünkü yaz aylarında Altınkum plajı çok kalabalık oluyor ve neredeyse oturacak yer bulamıyorsunuz.

 

1.plaj

Didim altınkum ana plajından 5 yıldızlı oteller bölgesine doğru giderken Aytepe denilen mevkinin hemen yanında 1. koydaki plaj. Altınkum ana plajının hemen yakınında. Sakin bir ortamda denize girmek isteyenler yalı caddesi boyunca ilerleyip tekne turlarının yapıldığı limanı geçtikten sonra yol kenarından merdivenler ile inerek bu plaja  ulaşılabilirler. Amatör balık avcılığı meraklılarının da avcılık hobilerini de gerçekleştirebildiği bir plaj. plaj ve deniz tabanı taşlı , deniz herzaman durgun ve dalgasız oluyor.

 

2.plaj

Didim yalı caddesi üzerinde 5 yıldızlı oteller mevkisine doğru giderken didim lunaparkının hemen yanında kalan didim 2. plajı didimde ikamet eden ve altınkum plajını kalabalık nedeni ile tercih etmeyenlerin yüzmeye ve plajda dinlenmeye gittikleri nispeten pek bilinmediğinden diğer plajlardan daha sakin olan bir plaj.

3.plaj

5 yıldızlı otellerin hemen dibinde sakinliği ile tanınan ancak  Didim Marina faliyete geçtikten sonra yoğunlaşmaya başlayan bir plaj.Genelde didim altınkum sahilini fazla kalabalık ve hareketli bulanlar  tarafından tercih ediliyor. Şehir merkezine 5 km mesafede ,250 metre uzunluğu ve 30 metre de genişliği var.Mavi Bayraklı.

Manastır koyu ve Plajı

3. plajı geçtikten sonra, sağa sapan patika yoldan gidiliyor.Yol oldukça bozuk.Patika yoldan plaja kadar olan süre ortalama 10-20 km hızla 10 - 15 dakika sürüyor ama karşılaşılan manzara bu zorlu yolculuğu hemen unutturacak cinsten. Denizi turkuaz renkli, dalgalı ve sıcak. Didim Manastır Koyu sahilinden  Yunanistan'ın Farmakonisi ( Bulamaç ) ve Agathonisi ( Eşek )  adaları çıplak gözle rahatlıkla izlenebiliyor. Koyda ihtiyaçlarınızı karşılayabileceğiniz küçük bir çay bahçesi var.

Altınkum ana plaj, 1-2-3.plajlar ve manastır plajından görüntüler :




 
Tıklayın didim-ana-plaj-002.jpg 
Tıklayın didim-ana-plaj-003.jpg 
Tıklayın didim-ana-plaj-004.jpg
Tıklayın didim-ana-plaj-008.jpg
  
Tıklayın didim-ana-plaj-011.jpg
 
 

Didim

Akbük Plajı
Didim merkeze 23 km mesafede bulunan Akbük beldesindeki bu plaj;  maviyle yeşili bir arada barındıran,yaklaşık 11 km sahil şeridine sahip.Burada ağaçların gölgesinde hem piknik yapabilir hem de denize girebilirsiniz. Sahildeki iskelelerde balık tutarak keyifli anlar geçirebilirsiniz. Adeta bir ''siteler şehri'' olan Akbük beldesindeki bu plaj, sitelerle denizi ayıran yol boyunca uzanıyor.
 
 

(Akbük ; plajı ve diğer özellikleriyle, Didim'in Altınkum'dan sonraki en popüler bölgesi. Bu bölgenin tanıtımına aşağıda AKBÜK adı altındaki bölümden ulaşabilirsiniz.))

                                                YAT LİMANI

Türkiye'nin en büyük ve modern iki yat limanından biri. (diğeri Bodrum Turgut Reis Yat Limanı) Tüm yan tesisleri ile birlikte uluslararası standartlardaki bu marina denizde 580, karada 600 yat bağlama kapasitesine sahip dev bir tesis.

               

 

                                                                   YAT TURLARI

 

                   

                                                                    

                       

Didim'in eşşiz koylarını en iyi tanıyabilmenizin en güzel yolu bu turlara katılmaktır. Eğlenceli bir yolculuk, dalgaların coştuğu yerde müzik , dans, eğlence ; cennet koyların büyülü manzaralarında, sakinlik ve huzur bu turlarla sizi bekliyor.Buradan günübirlik RODOS adasına da gitme şansınız var 

Didim/Mavişehir/Aquapark

( bknz >> EĞLENCE ) 

            

Didim'in Mavişehir mevkiindeki bu eğlence parkı Türkiye'nin en büyük su parklarından biri. Burada masalımsı anlar yaşayabilirsiniz.

 http://www.seyirrehberi.com/tatil-yerleri.aspx?tatil-yeri=didim&sayfa=eglence

                                                 TARİHİ MEKANLAR

Didim'deki yerleşim Neolitik Devirde bir Miken kolonisi olarak başlamış. Daha sonra M. Ö. 16. yüzyılda Girit'e geçiyor. Bundan sonra sırasıyla; Persler, Selevkos İmparatorluğu, Attalid Hanedanı, Romalılar ve Bizanslılardan sonra 1071 Malazgirt Savaşı'nda Türklerin eline geçmiş.
1098 de tekrar Bizans kontrolüne geçen bölge, 1280' de önce Menteş' e, 1300' de Aydınoğlu Beyliği'ne geçmiş sonra da 1413 'te de Osmanlı İmparatorluğuna katılmış.

 

Piriene Antik Kenti

Prienne, zamanın en güzel sahil kentlerinden biriymiş. Ne var ki zamanla Büyük Menderes Nehri'nin getirdiği alüvyonlar ile içeride kalmış. Buna rağmen basamaklarla çıkılan kalıntılar ve tapınak günümüzde tüm görkemiyle görülebiliyor.

  

    

Samson Dağı eteğinde bulunan Priene şehri yörenin önemli antik kentlerinden biri. Kente girildiğinde, hemen sağ tarafta şehrin su ihtiyacını karşılayan 3 sarnıç göze çarpıyor. Biraz ileride Mısır tanrılarının tapınakları var. 5000 kişilik,  bilinen en eski tiyatrolardan biri de burada bulunuyor. Tiyatronun yanında bulunan Bizans Kilisesi de görülmesi gerekli yapılardan.

Demeter Tapınağı, Athena Tapınağı, Zeus Tapınağı,Yukarı Gymnasion, Aşağı Gymnasion,Bouleuterion, Agora, Büyük İskender'in Evi, Nekrapol ve konut alanları antik kentin önemli yapıları arasında.

Milet Antik Kenti 

(Miletos) Milet, iyi durumdaki tiyatrosu, hipodromu ve sular altındaki hamamları ile Ege'de görülmeye değer önemli antik kentlerin başında yer alıyor. İlk zamanlarında bu antik kent de Piriene gibi deniz kenarındaymış. B.Menderes nehrinin getirdiği alüvyonlarla bugün denizden 10 km uzaklaşmış durumda. Kent çok eski ve bir hayli ilginç tarihe sahip. Bu kent geçmişinde filozoflar kenti olarak bilinip anılırmış. 

  

  

    

Yapılan kazılar sonunda ortaya çıkarılan Hellenistik ve Roma dönemine ait eserlerden bazıları şunlar ;

  • Bouleuterion: Şehir Senatosu'nun toplantı salonu. 1.500 kişi alacak kapasitede.
  • Kuzey Agorası
  • Güney Agorası: Bu pazar yerine girişte yapılmış olan giriş anıtı, parçalarına bölünerek Berlin'e taşınmış.
  • Nymphaion: Heykellerle bezenmiş mermerden üç katlı halk havuzu ve çeşmesi.  
  • Batı Agorası: Athena Tapınağı yanında
  • Delphinion: Apollon Delphinios için tapınak ve sığınma yeri. Şehrin ana tapınağı. Bu tapınak- sığınak yüksek duvarla çevrili. Ortasında Helistik devirden kalan yuvarlak bir anıt-bina bulunuyor.
  • Stadion: 230m uzunlukta 74m genislikte olup düz bir  arazide.
  • Faustina Hamamı

Diğer eserler de şöyle sıralanabilir:

  • Roma Hamami: MÖ 1. yuzyılda yapılmış.Büyük bir avlu etrafında 5 büyük odadan ve bazı küçük odalardan oluşuyor.
  • Tiyatro : 15.000 kişilik. MÖ 4. yuzyılda yapılıp; Hellenistik devride genişletilmis ve şimdiki şekilini Roma döneminde almış. 140m çapında bir yarım daire seklinde. Önünde 30m yükseklikte bir  yıkılmış giriş var.  Sahne arkası ve sahnesi günümüze kadar iyi korunmuş. 
  • Atena Tapınağı: MÖ 5. yüzyılda yapılmış bir  tapınak ve anıt. Şehrin en eski yapısı olduğu belirlenmiş..
  • Kutsal Yol: Bu sokak 100m uzunlukta ve tretuvarlar hariç 28m genişlikte. Kaldırım taşlarıyla döşenmiş. 
  • Kutsal Kapı: Demir Kapı olarak biliniyor. Şehir savunma kapısı. Kutsal Yola açılıyor.
  • Liman Anıtı: MÖ 31'de yapıldığı belirlenmiş olan bu anıt. yarı balık yarı insan röliyefi halinde.
  • Diğer tapınma binaları: Şehrin tarihsel önemini ve kozmoplit yaşamını gösteren çeşitli tarihi yapılar da şöyle tespit edilmiş ; 
    • Serapis: Eski Mısır tanrılarının gelenek ve göreneklerini  içerdiği söyleniyor.
    • Asklepios tapınağı. Sağlık  tapinak. Bouleuterion'un hemen sağında bulunan bina.
    • Sinagog:Liman Anıtının kuzeyindeki iki küçük tepe arasında.
    • Bizans kiliseleri:
      • Roma Hamamı güneyinde Piskopos Sarayı ve yanındaki Bizans kilisesi.
      • Delphinion yanında yüksek duvarları kısmen restore edilmiş bir Bizans kilisesi.
      • Nymphaion'nun hemen doğusunda yapılmış büyük bir Bizans Kilisesi
    • İlyas Bey Camii: 1494'de Menteşe Beyi İlyas Bey tarafından yaptırılmış olan külliyeden tek kalan parça. Agora'dan 200 m, Kutsal Yol'dan 1km uzakta. Tek minareli ve tek kubbeli. Mimberi ve mihrabının işçiliği çok alımlı.. Duvarlar ve taban mermerle kaplı. Selcuk devletinin çöküşü ile ortaya çıkan ufak beyliklerde İslam-Turk sanat anlayışının kaybolmadığına aksine geliştiğinin çok güzel bir göstergesi olarak gösteriliyor.
    •    
    •   

Didyma Antik Kenti 

Anadolu'nun en eski kehanet ve falcılık merkezi olarak ün yaparken, ünlü Apollon Tapınağı ve Medusaları da en önemli kalıntıları arasında bulunuyor.

  




 


Didyma Antik Şehri Didim ilçesinde Miletos'un 18 km. güneyinde yer alıyor. Biliciler (Kahinler) Kenti olarak ünlenmiş. Mermerle döşenmiş, iki yanında yatan aslan ve oturan adam heykelleri bulunan kutsal yolla Miletos'a bağlanan Didyma, antik çağlarda bir kehanet merkeziymiş.

 

Günümüzde denize 4 km. uzaklıkta olan kentin, büyük gemilerin bile yanaşabildiği ''Panormos'' adlı limanı bulunuyormuş. ''İkizler'' ya da ''ikiz tepeler'' anlamına gelen Didyma isminin, bölgede tapınakları bulunan, iki kardeş Apollon ve Artemis'e atfen konulduğu düşünülüyor.

             Apollon Tapınağı ;  İlk yapımı MÖ 8.yy. sonlarına tarihlenen yapı, MÖ 560 yılında Zeus'un oğlu Apollon adına, büyük bir tapınak haline getirilmiş. Arkaik Dönem'de çok ünlü olan Apollon'un kutsal yeri Persler tarafından MÖ 494'te yıkılmış. İskender'in MÖ 334'de Persleri yenmesiyle bağımsızlığını kazanan kentin tapınağı tekrar yapılmaya başlanmış, yapımı MÖ 3. ve 2. yy. boyunca sürmüş, bir bölümü ancak roma döneminde yapılabilmiş ama hiçbir zaman tam olarak bitirilemeden günümüze kadar gelinmiştir.. MS 250'den önce tapınak önemini yitirmeye başlamış ve MS 385'de tamamen önemini yitirmiş. Hıristiyanlığın yaygınlaşmasıyla mabedin adytonuna bir kilise yapılmış.

Tarihçi Heredot Limandan denize açılacak tüccar ve askerler, evlenecek genç kızlar, savaşların akibeti ile ilgili konularda imparatorlar;  kehanet isterler ve burada tanrılara kurban sunarlarmış. Strabon'a göre, tapınak en pahalı adak eşyalarıyla süslenmekteymiş.

  

Buradaki Tapkı Heykelini ünlü sanatçı Karnakhos, Medusa ve boğa başlı kabartmalı baştabanlarla öteki heykelleri Aphrodisiaslı dönemin en yetenekli ustaları(heykeltraş) yapmışlar. Kutsal avluya inilen kapıların arasında yer alan 70 ton ağırlığındaki tek parça mermer blok, dünyanın en büyük mimari elemanı olarak tanınıyor. Dört yanından basamaklarla çıkılan platform üzerine çift sıra oturtulan 124 adet sütunla çevrili bu anıt eser, kentin görkemine tanıklık edercesine hala ayakta.

Myos Antik Kenti

 

Bafa Gölü kıyısında, Miletos'un 15km. doğusunda, Avşar Köyü yakınlarında bulunmaktadır.Myus'un, MÖ 5. yy sonunda Attika-Delos Deniz Birliği üyesi olduğu biliniyor. Herodotos, MÖ 500'lü yıllarda, kent limanının 200 gemi alabilecek büyüklükte olduğunu yazmış. Kent akropolünün kuzeyinde yer alan kale kalıntılarının Geç Bizans dönemine ait olduğu sanılıyor.

MÖ 6. yy'a tarihlenen, 6x11 sütunlu, İon düzenli tapınak, kentin en dikkate değer kalıntısıdır. Ayrıca arkaik sur duvarları ve Bizans kalesi kalıntıları da kazı çalışmalarında ortaya çıkarılmış ender buluntulardan.

 

 

Heraklia Antik Kenti

heraclia latmusheraclia latmus

Kent, antik çağda Ege Denizi'nin bir uzantısı olan Latmos Körfezi'nin kıyı şeridinde kurulmuş. Ancak Menderes Nehri'nin getirdiği alüvyonlarla dolmasi sonucu körfez bugünkü Bafa Gölü'ne dönüşmüş.
Denizle ilişkisinin kesilmesi üzerine eski önemini kaybeden Herakleia ulaşımdaki güçlük nedeniyle Hristiyan keşişlerin bir gizlenme yeri olmuş. 
Çok engebeli ve kayalık bir arazi üzerine kurulan antik kentin etrafı 65 kule ile takviye edilen 6.5 km uzunluğunda sur ile çevrilmis. Limanın arkasında uzanan kayalık arazi üzerinde yer alan Athena Tapınağı kentin en iyi korunmuş yapılarından biri.  Tapınağın doğusunda yer alan agora iki katlı olup, günümüzde birinci katı ayakta kalabilmiş. Yapılan araştırmalarla Agoradaki dükkanların ve hanların yerleri belirlenmiş. Güney tarafindaki duvarlar, o dönemin taş işçiligindeki ustalığının en güzel örneklerindendir.

Agoranin dogusundaki köşeli "U" planlı yapı Bouleterion' dur. Yapının kuzey doğu çevre duvarları oldukça iyi durumdadır. Tiyatro kentin kuzey doğusunda yer alır. Skene binasina ait duvarlar ile 1. kaveaya ait oturma sıraları görülebilir. 
Bafa Gölü içerisinde yer alan adacıklarda ve Latmos Dağı kayalıklarında yapılan araştırmalara göre 13 manastır olduğu belirlenmiş. Bunların en ünlüleri Yediler, Stylos, Soteros, Menet Adası, Ikizce Adalar ve Kahve Asar Adası manastırlarıdır. Bizans Devrinde manastırların korunmasi için Bafa Gölü kenarına bir kale inşa edilmiş. Ayrıca manastırların etrafinda keşişlerin tek başına yaşadığı pek çok mağara veya çilehane bulunuyor. Manastırlara yakın olanlarin içi zengin fresklerle süslü. Bu çilehanelerin tavanlarını ve duvarlarını süsleyen fresklerin, Isa'nin hayatını, Meryem'i ve azizleri tasvir ettikleri belirlenmiş.

Müzeler/ MİLET MÜZESİ

 Miletos (Milet)  antik kenti içinde yer alıyor. Müze koleksiyonunda yaklaşık olarak 7300 arkeolojik, 93 etnografik, 13.000’e yakın sikke olmak üzere toplam 20.000 üstünde envantere kayıtlı eserin sergilendiği söyleniyor. Koleksiyondaki eserlerin büyük kısmı Milet, Didim ve Priene ören yerlerinden ve buralarda yapılmakta olan kazılarda bulunmuş. Müzede en önemli buluntular Arkaik Dönemine ait olanlar. Özellikle son yıllardaki kazılarda ortaya çıkan Arkaik Dönemi eserlerinin bilim dünyasında ses getirecek nitelik ve özelliklere sahip olduğu söyleniyor..

   

 

1- Aslan Galerisi:  Burada toplam 30 eser bulunuyor.
2- Taş Eserler Salonu: Didyma, Milet, Priene kazilarinda bulunan eserler ile vatandasların bularak müzeye getirdikleri eserler burada sergileniyor.
3- Büyük/Mavi Salon: Bu bölümde Didyma'nın Osmanli Dönemine kadar olan zamana ait obje ve keramik eserler ile muhtelif sikkeler teshir ediliyor.
4- Küçük Salon: Bu salonda keramik, maden, cam eserler var. Ayrıca burada kıymetli madenden takılar da sergileniyor.
5- Müze Bahçesi: Müze bahçesinde kitabeler, sunaklar, sütun basliklari, muhtelif kabartmalar, heykeller, lahitler sergileniyor.
6- Filozoflar Parki: Müzenin hemen karşısında yeni olusturulan bu parka Milet'ten yetişen filozof, mimar ve sanatçilar bilgi levhalari ile tanıtılıyor.

 

                                                    DOĞAL GÜZELLİKLER

Saplı Ada

Saplı Ada Tepeden bakınca limana bir kaşık gibi uzanan görüntüsüyle muhteşem bir manzarayı gözler önüne seren Saplı Ada Akbük'ün simgelerinden biri.

SİT alanı olarak koruma altına alına Saplı Ada'nın ilginç bir yapısı var. M.Ö. 1500'lü yıllarda Ege Denizi'nde meydana gelen çok büyük bir volkan patlaması sonucu etrafa saçılan küllerin birikimi ile oluşmuş. Günümüzde hala bu kül katmanını görmek mümkün. Adaya ulaştığınızda toprağın birkaç santim altına bakın; bu kül tabakasını göreceksiniz.

Akbük Koyu'nun yaklaşık 100 metre açıklarında yer alan adaya yürüyerek de ulaşabiliyorsunuz. Suların çekildiği zamanlarda ada ile kıyı arasında su yüksekliği dizlerinizde oluyor.

Ayrıca bir rivayete göre adadan 10 çakıl taşı toplayanın ömrü 10 yıl uzuyormuş.

Saplı Ada muhteşem güzelliği ile Akbük'ün en önemli parçalarından biri.(bknz>> AKBÜK) 

Bafa Gölü - Latmos Körfezi - Herakleia Antik Kenti (bknz.>>antik kentler)
 
-Kuşlar ve Keşişler Sığınağı-bafa gölündeki adacıklar

Eskiden Ege Denizi'nin bir koyu olan Bafa Gölü'nün Büyük Menderes nehri tarafından taşınan alüvyonlar neticesinde denizle olan ilişkisi kesilmiş ve bu koy bir "lagün" haline dönüşmüş. Göl Didim merkez'e 10 km mesafede. Maksimum derinliği  25 metre kadar olan gölün su kaynağı Büyük Menderes nehrinin düzenli taşkınlıkları ve etrafındaki dağlık araziden gelen yeraltı ve yerüstü suları.

Tipik Akdeniz bitki örtüsünün gözlendigi göl çevresi, zeytinlik ve çam ormanları ile kaplı. Gölde irili ufaklı adalar mevcuttur. Bunların en önemlisi ikiz Ada, Menci Adası ve Hayalet Adası.

'Uluslararası Önemli Kuş Alanları''  listesinde ilk sıralarda yer alan göl ve çevresinde, nesli tükenmekte olan Cüce Karabatak ve Deniz Kartalı gibi kuş türlerinin ürediği, bunun yanı sıra gölün kış aylarında yüz binlerce ördek ve su kuşu türünün beslenme ve barınma yeri olarak kullanıldığı belirlenmiş.

Balıkçılık açısından da çok büyük kaynaklara sahip olan gölün tarım alanlarını sulamak, küçük ve büyükbaş hayvanların su ihtiyacını karşılamak gibi görevleri de var.

Buradaki Pansiyon - Restoran gibi işletmeler sadece konaklama ve yemek hizmeti değil; gelen ziyaretçilere çevreyi tanıtıcı rehberlikleriyle de biliniyor.Rehber eşliğinde gelen gruplara da genellikle kendileri rehberlik ediyorlar.Çevre balıkçılarının ve restoranların düzenledikleri tekne turları ile gölün diğer tarafına gezi yapılıyor.Bembeyaz kumlarla kaplı plajında güneşlenmek oldukça keyifli.

Bafa gölünü boydan boya geçen karayolunun iki yanında kurulan tezgahlarda kurutulmuş baharat, keçiboynuzu, kekik suyu, polen, bal, arısütü, saf sabunlar ve kuruyemişe kadar çok çeşitli doğal ürünler satılıyor.Satıcılara tanımadığınız ot ve baharatları sorduğunuzda doğaya ne kadar yabancılaştığınızın bir kez daha farkına varacaksınız. Zira her biri bir aktar kadar bilgililer.

Bafa Gölüne Nasıl Gidilir :

Bodrum Milas Karayolundan işleyen herhangi bir toplu taşıma aracına bindiğinizde inmek istediğiniz yeri önceden belirtirseniz Sizi Bafa Kasabasında indirecektir.
Tarihi yerlerin Bolca olduğu Kapıkırı köyüne gimek için Düzenli bir minibüs yok. Bafa Kasabasından Kapıkırının uzaklığı yaklaşık 11 Kilometre.
Ecevit'in Kahvesi denilen Kahvehane'de Kapıkırında yaşayan ve oraya gitmekte olan kasabalıdan yardım alabileceğiniz gibi, yürüyüp yoldan geçen vasıtalarla da şansınızı deneyebilirsiniz. Bafa Gölü ve çevresinde pansiyon - restoran hizmeti veren işletmelerden birine telefon açıp yada en doğrusu önceden rezervasyon yaptırıp, ulaşımı garantileyebilirsiniz.
Hatta bazı pansiyonların hava alanı transferi bile olduğu kendi web adreslerinde de belirtiliyor.

Doğanbey köyü

 
 
 

  

Priene Antik Kente çok yakın olan bu şirin köyde; Rum mimarisinin karakteristik özelliklerini taşıyan usta taş işçiliği ilk bakışta göze çarpıyor. Sivil mimari dediğimiz Doğanbey evleri, dükkanları, şapel dediğimiz yapı ve hastanesi ile Arnavut kaldırımı şeklinde döşenmiş dar taş sokakları Türk mimarisinin güzel örneklerini bir arada sergiliyor. Sadece mimarisi değil 1996'daki yangından sonra her nekadar yeşilini kaybetmiş olsa da sırtını dayadığı dağın yamacındaki Şorlak Şelalesi, Rum halkının Çeşme dediği eskiden içme suyunu da sağladıkları nehri görülmeye değer.

 

 

             --------------------------------  AKBÜK  -------------------------

Ege güneşinin gökyüzünde bir gelin gibi salındığı, yağmurun şarkıları coşturduğu havasının hiç üşütmediği bir doğa zenginidir Akbük..!

Didim ilçe merkezine 23 km, Aydın il merkezine 106 km uzaklıkta. Belde, Mandalya Körfezinin Akbük koyuna hakim bir şekilde 15 km’lik sahil şeridine ve Çukur, Yavan, Yarık isimli üç koya sahiptir.

Akbük Plajı

Didim merkeze 23 km mesafede bulunan Akbük beldesindeki bu plaj;  maviyle yeşili bir arada barındıran,yaklaşık 11 km sahil şeridine sahip.Burada ağaçların gölgesinde hem piknik yapabilir hem de denize girebilirsiniz. Sahildeki iskelelerde balık tutarak keyifli anlar geçirebilirsiniz. Adeta bir ''siteler şehri'' olan Akbük beldesindeki bu plaj, sitelerle denizi ayıran yol boyunca uzanıyor.

 
 

 
 
 

Akbük sahilleri, Ege kıyılarında halka açık olan en geniş ve en çok tercih edilen sahillerinden biridir. Günübirlik Akbük’e gelenlerin en çok tercih ettiği piknik alanı Akbük sahil şeridinde yer almaktadır. Ayrıca Akbük sahili limandan doğu ve batı yönlerinde geniş bir yürüyüş bandına sahiptir.

Akbük büyük şehirlerin kalabalığından, gürültüden uzak, havası tertemiz, denizin mavisi ile ormanın yeşilinin buluştuğu, denizin, güneşin kumsalın tadını çıkarmak isteyen tatilciler için adeta bir tatil cenneti. Akbük aynı zamanda turizmin yeni gözdesi, oteller, pansiyonlar, tatil köyleri, barlar, diskolar ve kentsel donanımları ile modern bir tatil kenti olma yolunda.

Yerli tatilcilerin yanı sıra Avrupalı turistlerin gözde mekanlarından biri haline gelen belde önemli bir turizm potansiyeline sahip. Diğer kıyı bölgelerindeki pek çok turizm merkezinde karşılaşılan betonlaşma, kirlilik ve aşırı kalabalık başta olmak üzere diğer olumsuz etkenlerden uzak ve doğallığını kaybetmemiş olması Akbük’ü çekici kılan özellikleri.

Beldenin kış aylarındaki yerleşik nüfusu 4060 civarlarında iken yaz sezonu nüfusu 60.000’leri bulmaktadır.

Sağlık Turizmi:Akbük’ün bol oksijenli havası, denizden gelen iyotlu hava esintisiyle birleşince astım hastaları üzerinde mucizevi bir etki göstermektedir. Bu özelliği Akbük’ü sağlık turizmi konusunda da vazgeçilmez kılmaktadır. Eğer nefes ile ilgili sorununuz varsa Akbük'ün bu özelliği tam size göre. 

Su Sporları: Akbük, yelken ve su kayağı gibi spor dalları için uygun bir körfez. Akbük’ün tertemiz sahilinde bir yandan denizin, kumun tadını çıkarırken, kumsalda sabah yürüyüşleri de yapabilir, sahildeki spor aletlerinden faydalanabilirsiniz.

Doğa Yürüyüşleri: Akbük’te yapabileceğiniz bir diğer spor dalı ise doğa yürüyüşleri. Denize nazır yemyeşil ormanlarında sabahın erken saatlerinden itibaren bol oksijenli havada yürüyüş yapmak oldukça keyifli. Akbük ormanları doğası asırlık ağaçları ile keşfedilmeyi bekliyor.

Balıkçılık: Doğanın oldukça cömert davrandığı Akbük’te denizin dibinde su kaynakları bulunuyor. Bu doğal kaynaklar sayesinde körfez kir tutmuyor ve buradaki denizin balıkları bir başka lezzette. Yöredeki en lezzetli balık çeşitlerinin çipura, levrek, dil balığı ve sarıyanak kefali olduğu biliniyor.

Akbük’te ilk insan yerleşiminin varlığı antik dönemlere kadar uzanmaktadır. Akbük yöresinde ilk yerleşimin izleri, Kalkolitik Çağa M.Ö. 4 bin yıllarına kadar dayanmaktadır. Tarihi medeniyetlerin durağı gibidir Akbük…

Rum Kilisesi

Tarihi Rum Kilisesi günümüzde Kültür Merkezi ve Kütüphane olarak hizmet veriyor. Kilise Osmanlı Döneminde 1870’lerde yapılmış. Belde merkezinde iskelenin hemen yanında.Osmanlı dönemindeki taş işçiliğinin en güzel örneklerinden biri.

Şapelin (Tonozlu Yapı)

Roma’nın Hristiyanlarını gizli bir tapınma yeri olduğu sanılıyor. Bu taş yapı, bir dönem çamaşırhane ve çeşitli amaçlar için kullanılmış

Tarihi Su Sarnıcı

Rumlar zamanından kalma su kanalları ile Sarnıç, zamanında Akbük’ün en görkemli içme suyu kaynaklarından birisiymiş.

Saplı Ada

Saplı AdaTepeden bakınca limana bir kaşık gibi uzanan görüntüsüyle muhteşem bir manzarayı gözler önüne seren Saplı Ada Akbük'ün simgelerinden biri.

SİT alanı olarak koruma altına alına Saplı Ada'nın ilginç bir yapısı var. M.Ö. 1500'lü yıllarda Ege Denizi'nde meydana gelen çok büyük bir volkan patlaması sonucu etrafa saçılan küllerin birikimi ile oluşmuş. Günümüzde hala bu kül katmanını görmek mümkün. Adaya ulaştığınızda toprağın birkaç santim altına bakın; bu kül tabakasını göreceksiniz.
Akbük Koyu'nun yaklaşık 100 metre açıklarında yer alan adaya yürüyerek de ulaşabiliyorsunuz. Suların çekildiği zamanlarda ada ile kıyı arasında su yüksekliği dizlerinizde oluyor.

Ayrıca bir rivayete göre adadan 10 çakıl taşı toplayanın ömrü 10 yıl uzuyormuş.

Bir kaşığı andıran şekliyle Volkanik bir ada olan Saplı Ada'da M.Ö. 6. Yüzyıla ait Hippedamos planlı yerleşim tesbit edilmiş. Yerleşim etrafındaki surlar,deniz tarafından yok edilmiş olmasına rağmen bu surların kalıntılarına yer yer adanın bazı kesimlerinde rastlamak mümkün.Saplı Ada aslında bir ada değil; sanki bir yarımada. Denizin içinden bir aracın bile kolayca geçebileceği bir deniz yolu bulunuyor. Deniz çekildiğinde adaya yürüyerek yada araçla geçilebilir. Zaman zaman deniz yükseldiğinde kara ile bağlantısı kalmıyor ve ada görünümüne bürünüyor.. Tepeden bakılınca bir kşığı veya cezveyi andıran Saplı ada çevresindeki kumsallar enfes bir seçenek Akbük’te.

Saplı Ada'ya '' Akbük'ün denize uzanan balkonu '' yakıştırması da yapılıyor.

AKBÜK’E NASIL ULAŞIRSINIZ?

Akbük’e ulaşım karayolu ile Didim, Söke ve Milas üzerinden gerçekleştirilebilmektedir. Günün her saatinde Akbük’ten Didim’e, Söke’ye ve Milas’a minibüsler çalışıyor. Didim ve Milas’a yaz sezonu boyunca ülkemizin hemen hemen tüm illerinden düzenli otobüs seferleri var. Ayrıca, İzmir ve Aydın Otobüs Terminalleri’nden Didim Birlik ve Didim Seyahat Acentelerince Didim’e karşılıklı olarak gün içinde düzenli otobüs seferleri yapılmaktadır.

Yaz sezonu boyunca Didim-Bodrum, Bodrum-Datça arasında feribot seferleri yapılıyor. Yunan Adaları İstanköy (Cos) ve Rodos’dan düzenli feribot seferleri ile Bodrum üzerinden Didim’e ulaşmak da mümkün.

YERLER

MESAFE-KM

Akbük- İzmir Havalimanı

150 km

Akbük-Bodrum Havalimanı

50 km

Akbük-Aydın

106 km

Akbük-Didim

22 km

Akbük- Söke

50 km

Akbük-Kuşadası

60 km

Akbük-Milas

66 km

Akbük-Bodrum

90 km

Akbük-Efes(Meryemana)

100km

Akbük-Milet

20 km

Akbük-Priene Antik Kenti

50 km

Akbük-Herakleia

40 km

 

 



Didim Tanıtımı  •  Didim Fotoğrafları  •  Gezilecek Yerler  •  Alışveriş  •  Eğlence  •  Lezzetler
Konaklama  •  Ulaşım  •  Faydalı Bilgiler  •  Didim Rehberi  •  Sizden Gelenler

ANA SAYFA
TÜRKİYE GEZİ REHBERİ


 
 
GEZİLECEK YERLER
                 
TATİL YERLERİ   ROTA   DOĞA HARİKALARI   TARİHİN İZLERİ   TARZ
ABANT
ADALAR
AKARCA
AKBÜK
AKÇAY
AKYAKA GÖKOVA ORMAN KAMPI
ALAÇATI
ALANYA
ALTINOLUK
ANADOLU YILDIZLARI
ANTALYA
AVŞA ADASI
AYVALIK
BEHRAMKALE(ASSOS)
BELDİBİ
BELEK
BODRUM
BURHANİYE-ÖREN
BÜYÜKADA-İSTANBUL
ÇEŞME
ÇANDARLI
DALYAN
DATÇA
DEMRE
DİDİM
DİKİLİ
DOĞANBEY
EFES
ERDEK
FETHİYE
FİNİKE
FOÇA
GAZİPAŞA
GÖCEK
GÖKOVA
GÖLCÜK
GÖNEN
GÖYNÜK
GÜMÜLDÜR
KABAKKOYU
KALKAN
KAPADOKYA
KARABURUN
KAS
KAZDAĞLARI
KEKOVA
KEMER
KÖYCEĞİZ
KUMLUCA
KUŞADASI
KÜÇÜKKUYU
MANAVGAT
MARMARA ADASI
MARMARİS
MORDOĞAN
ÖLÜDENİZ
OLYMPOS
ÖZDERE
PAMUKKALE
Burada Reklamınız Yayınlansın
SAFRANBOLU
SEFERİHİSAR
SELÇUK
SERİK
SIĞACIK
SİDE
ŞİLE
ŞİRİNCE
TEOS
TÜRKİYE ÖZEL-A
TÜRKİYE ÖZEL - B-C-Ç
TÜRKİYE ÖZEL - D-E
TÜRKİYE ÖZEL - F-G
TÜRKİYE ÖZEL - H-İ
TÜRKİYE ÖZEL-K
TÜRKİYE ÖZEL - L-M-N
TÜRKİYE ÖZEL- O-P-R
TÜRKİYE ÖZEL - S-Z
ULUDAĞ
ÜRKMEZ
URLA
YEDİGÖLLER
EGE
AKDENİZ
KARADENİZ
MARMARA
ANADOLU
AĞRI DAĞI
BOZDAĞ KAYAK MERKEZİ
BÜYÜK DENİZ GÖLÜ
CİLO BUZUL DAĞI
DALYAN
DÜDEN ŞELALESİ
ESENTEPE KAYAK MERKEZİ
FIRAT VE DİCLE
GALA GÖLÜ
GİDEN GELMEZ DAĞLARI
GÖÇEK
HARİKALAR SAHİLİ
İĞNEADA SUBASAR ORMANLARI
IHLARA VADİSİ
İNSUYU MAĞARASI
İSTANBUL BOĞAZI
İZTUZU
KAÇKAR DAĞLARI
KAPADOKYA
KARAPINAR ÇÖLÜ
KARTALKAYA KAYAK MERKEZİ
KARTEPE KAYAK MERKEZİ
KELEBEKLER VADİSİ
MAŞUKİYE
NEMRUT DAĞI
ÖLÜDENİZ
PALANDÖKEN KAYAK MERKEZİ
SAKLIKENT
SALDA GÖLÜ
SULTAN SAZLIĞI
test12
TORTUM ŞELALESİ
VALLA KANYONU
YERKÖPRÜ ŞELALESİ
APHRODISIAS
ASPENDOS
EFES
HATTUŞAŞ
HIERAPOLIS
İSHAK PAŞA SARAYI
KEKOVA
KIZ KULESİ
MERYEM ANA
MEVLANA MÜZESİ
MİDAS ANITI
MİLET
PERGAMON
PERGE
SAGALASSOS
SÜMELA MANASTIRI
TROY
YAZ KIŞ DOĞA DENİZ YAYLA DAĞ MAĞARA BOTANİK KUŞ GÖZLEMCİLİĞİ ROMANTİK EĞLENCE HAVA SPORLARI SU SPORLARI SÖRF DALIŞ GOLF TEKNE TURU YATÇILIK TARİH İNANÇ SAĞLIK KONGRE FUAR

KONAKLAMA
AĞAÇ EVLER OTEL PANSİYON TATİL KÖYÜ ÇADIR KAMP